
“Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de... Onlar, iman edip tâkvaya ermiş olanlardır.” (Yûnus Sûresi, 62-63)
Hayatımızın her aşamasında çeşit çeşit insanla tanışma fırsatı buluruz. Kimilerinden hoşlanırız, kimilerinden ise -yeni tâbirle söylemek gerekirse- elektrik almayız. Ama bazı insanlar vardır ki, ilk tanıştığınız andan itibaren büyüleniriz. Onunla birlikte olduğumuz zamanın hiç bitmemesini isteriz, ruhumuz sanki onun nefesiyle feyz yağmurlarında yıkanmış gibi berraklaşır.
Biz, tertemiz bir yürekle tanıştık, hayatının baharında felç olmuş. Felç olmasıyla birlikte ilâhî aşka yelken açmış, gönlü huzur dolu!.. O, Rabbinden ve kaderinden hoşnut! Biz de kendisiyle tanışmış olmayı bir ayrıcalık olarak görüyoruz.
Röportajımızı okuyan herkesin bu ayrıcalığı hissedeceğinden eminim. Çünkü sevgili Züleyha ablacığımla tanışıp sohbet ettikten sonra, hayata bakışım çok değişti. Kalpten çıkan kalbi bulur ya, onun kalbinden çıkan nasihatler de kalbi buluyor. O, Rabbine âşık, Rabbi de onu sevmiş ve onu herkese sevdiriyor.
Her satırı altı çizilecek, bir kitap olabilecek, hayatımızı yönlendirecek bir röportaj…
Buyurun, Züleyha Hanım’la siz de tanışın. “Hayatın anlamını ve Cenâb-ı Hak’tan nasıl râzı olunur, Efendimiz nasıl sevilir?” ondan öğrenelim.